Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.
Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
ÖZGEÇMİŞİM
1954 Konya-HADİM Hocalar Mahallesi doğumluyum.
Hocalar İlkokulu ,Hadim Ortaokulu,Konya Erkek Lisesi (Gazi,Konya Lisesi) ,Selçuk Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü mezunuyum , Anadolu Üniversitesinde Lisans Tamamladım.
1978 yılında Espiye Lisesinde TDE Öğretmeni olarak göreve başladım,beş yıl görev yaptım.Sırasıyla Kilis Ticaret Lisesi üç yıl,Sarız Lisesi dört yıl,Adıyaman Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi beş yıl,1995 Yenipazar Lisesi üç yıl ,1998 Aydın Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesinde iki yıl Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği yaptım.
2000 yılından beri Aydın Merkez Cumhuriyet İlköğretim Okulunda Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmaktayım.
"öğretmenlikteki ilkem :Öğren ,herkese öğret ,bıkma;insanoğlu her şeyi başarır. Sen yap ,örnek ol! "
10 Nisan 2006
BURSA NUTKU
" Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: “Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!”
Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa'ya, Meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “Ben inan ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!” İste benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!"
M.Kemal Atatürk
MUSTAFA KEMALLER
TÜKENMEZ
Tükenir elbet
Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez
Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün göçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez
Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez
Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın kasımlarda
Fatihler, Kanuniler ölmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez
Halim Yağcıoğlu
HALKI EĞİTMEK
Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek,
Ağaç dik on yıl sonrası ise tasarladığın,
Ama yüz yıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit.
Bir kez ürün verir ekersen tohum,
Bir kez ağaç dikersen on kez ürün verir
Yüz kez olur bu ürün eğitirsen halkı.
Balık verirsen bir kez doyurursun halkı,
Öğretirsen balık tutmasını hep doyar karnı.
Kuan-Tzu (Çinli ozan)
(M.Ö. 1000)
Ahmet DEMİRCİ-HADİM
Org. Özkök neyi kastetti?
Özkök, 19 Mayıs törenleri sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Danıştay'a yapılan saldırının tamamen gerici, terörist ve silahlı bir eylem olduğunu belirtmişti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in sert tepkisini de dile getiren Özkök şöyle konuşmuştu:
"Danıştay'a yapılan saldırı tamamen gerici, terörist, silahlı bir eylemdir. Bu eylemi gerek yapanları, gerek eylemi, gerekse bu eylemi yapan kişiyi yaratan zihniyeti tamamen kınıyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız çok güzel bir şekilde dile getirdi. Dilerim, bu gibi olaylar tekrar olmaz. Gösterilen reaksiyon halkın duyarlılığı hakikaten takdir edici... Ancak, bu bir tek güne, bir tek olaya bir reaksiyon olarak kalmamalı, daimilik kazanmalı, devamlı olarak herkes tarafından takip edilmeli. Olayı Silahlı Kuvvetler olarak şiddetle tekrar kınıyoruz."
Öğretmenim
Yolsuz köye gittin yaya
Gönül verdin çağdaşlığa
Karanlığı del dedin ya
Deleceğim öğretmenim
Olur ettin olunmazı
Deldin kaleminle taşı
Bil dedin ya bilinmezi
Bileceğim öğretmenim
Karanlığı yırta yırta
Çıkacağız aydınlığa
Işık ol da ak dedin ya
Akacağım öğretmenim
Kin gütmedin yüreğinde
Hoş gördün hep densizi de
Her bir canı sev dedin ya
Seveceğim öğretmenim
Sor dedin ya sen her şeyi
Gör dedin ya gercekleri
Yik dedin ya hurafeyi
Yikacagim ögretmenim
Kuru ekmek zeytin yedin
Karda kışta sürgün gittin
Bildiğinden hiç dönmedin
Ne büyüksün öğretmenim
Süleyman Apaydın
Sorunlar, Gerçekler ve Çözümler
Prof. Dr. Erol MANİSALI
2000'li yılların başında Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu büyük sorunların temelinde, ''Batı ile ilişkilerin anormalleşmesi'' yatmaktadır. Mevcut çarpıklıkların nedenleri olarak iki ana başlıkla karşı karşıya bulunuyoruz.
1) Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ''ABD ve Avrupa'nın, eski politikalarını yeniden uygulamaya koymuş olmaları'': Bunu, ''Batı'nın değişen politikaları'' olarak da ifade edebiliriz.
2) Diğeri ise Türkiye'nin iç siyasi dengelerinde, ''Ülkenin ulusal çıkarlarını gözeten yönetimlerin işbaşına gelememesidir. Bu durumu 'demokrasi eksikliği' veya 'dış güçlerin içeriye karışmaları' olarak da görebiliriz. Aslında hepsi aynı kapıya çıkar; bu bir, yumurta-tavuk meselesidir''.
Yukarıda belirttiğim sorunların en çarpıcı sonuçları bugün Güneydoğu Anadolu'da görülmektedir. Batı'nın ''Lozan yapılanmasına'' karşı, yeniden Sevr koşullarını getirmek istemesi, içimizdeki ayrışmalara yol açmaktadır.
Sıralayalım;
1) Meclis ve hükümetler gerekli önlemleri alacak iradeye sahip değiller. Çünkü sorun sadece bazı kanunları değiştirip yetkileri arttırma sorunu olmaktan çıkmıştır.
2) Sorun, ABD ve AB'nin Kürdistan projeleri ile ilgilidir. Dünyanın bu en kritik bölgesinde Batı, Yugoslavya'da olduğu gibi sınırları değiştirip mutlak bir denetim sağlamak istiyor. Bunu ''Kürdistan aracılığı ile'' yapıyorlar.
3) Kuzey Irak'ta kukla devlet Iraklı Araplar ve Türkler; Suriye, İran ve Türkiye'ye karşı ABD ve İngiltere tarafından oluşturuldu. AB de bunu destekliyor.
Bölge için ortak tehdit...
Bu tehdit şimdilik bölgedeki Arap ülkelerine, İran'a ve Türkiye'ye karşıdır. Yarın sınırları, iç Asya ve Kuzey Afrika'ya doğru genişletilmek istenecektir.
Güneydoğu'da yaratılan sorunlara çözüm ararken bu gerçekler doğrultusunda bakmak gerekir. Oysa Türkiye'de bugün, ''sorunları daha da derinleştirecek politika izleniyor''.
1) ABD ve İngiltere'nin bölge politikaları hükümet tarafından destekleniyor. Bu destek neye hizmet ediyor?
- Türkiye'yi, Suriye'yi ve İran'ı yarın böldürtebilecek bir oluşuma Kuzey Irak'ta güç veriyor.
- Irak'ın üç parçaya ayrılmasını kolaylaştırıyor.
- İran'a ve Suriye'ye Batı müdahalesinin altyapısını hazırlıyor.
- Güneydoğu'da, ayrılıkçıların, Washington'ın ve Brüksel'in ''yeni bir kukla oluşum yaratmalarına uzun vadede olanak sağlıyor''.
- İlerde İran'a karşı operasyonda, ''Türkiye'nin ABD güdümüne sokulmasına'' yardım ediyor.
2) Avrupa Birliği ile, ''özellikle kurulan tek yanlı ilişkilerle'', Türkiye'nin eli kolu bağlı hale getiriliyor.
- Bürokrasi, ''Türkiye'nin bölünmesini seyreden bir duruma'' sokuluyor.
- İş çevreleri, ''Washington'ın ve Brüksel'in hoşuna gitmeyecek politikaların'' uygulanmasına tepki verir hale getiriliyor. Onların hoşuna giden politikalar ise Türkiye'yi Lozan'dan Sevr'e taşıyan koşullar olarak masanın üzerine taşınıyor.
- Etnik bölücülük ve İslamcı bölücülük, ''eli kolu bağlanmış bir Türkiye'de'' hızla gelişiyor. Irak'ta uygulanan ''böl ve yönet'' politikası Türkiye'de askeri güç kullanmadan, sürdürülür hale geliyor.
- Türkiye'de, Lozan'cılarla Sevr'ciler, Cumhuriyet'çilerle Osmanlıcı'lar, Gayri milliciler ile ulusalcılar karşı karşıya getiriliyor.
Yeni sömürgecilerin yazdığı bir senaryo uygulanıyor. Bu çatışmalardan sadece sömürgeciler kazanç sağlar. Bu gerçeği görerek esas düşmanın kim olduğunu artık anlamamız gerekir.
Güney Amerika bunu gördü, gerekenleri yapmaya başladı ve hızla başarıya doğru ilerliyor... Türkiye Sevr'e gidişi durdurmak için Rusya, Çin, Hindistan, İran ve ABD güdümünde olmayan bölge ülkeleri ile işbirliği yapmak zorundadır.
Bu politikaları yürütecek siyasi iradeyi işbaşına getirebildiğimiz zaman sorunlar ardı ardına çözülecektir. Kimsenin kuşkusu olmasın...
BİR SATIR ATLAYARAK OKUYUNUZ
BILL CLINTON ;
TÜrkiye bizim her zaman dostumuz
olan bir ülkedir.Hep onurlu ve bizimle eşit
olmak istemistir, bunu biliyoruz.Çikarlarimiz
her şey demek değil.Dünya barişinin surekliliği
için Türkiye'yi de diğer yoksul ülkeleri de
dostca selamliyoruz.Bu yolda tüm birikimimizi
kullanmak zorundayiz.Türkiye bizim kö-
tü ve iyi günde müttefigimizdi,bir nevi ai-
lemizdir.
SULEYMAN DEMIREL;
Koltuğumda biraz daha oturmak icin
kimseden istekte bulunmam.Demokrasi icin
ne gerekirse yaparim çunku hirstan
arinmak zorundayız.Çağdaş uygarlik yolunda
cosmus bir insanim.Bensiz bir Türkiye
de pekala güzel yönetilebilir.Bunun aksini
düsünemiyorum.Kendim icin bir sey
istiyorsam namerdim.Tersi olsaydi derdim ki;
istiyorum,evet surem uzatilsin ! !
DEVLET BAHCELI;
Bizim amacimiz bu yoksul halkin
şikayetlerini dinlemek ve çözmektir.Asla
şovenizm duygularını kabartmak
davasi gütmeyiz.Kardes kavgasını körüklemek
ve bu yolda kadrolaşmayı saglamak-
tan kaçınırız.Hedefimiz umut aşılamak-
tır.Bize faşist diyerek saldıranların
haksızlık ettiklerini düşünüyoruz.Onlarin siyasal
hayatı bitecek.
BüLENT ECEViT;
Benim solcu bir politikacı olduğuma
kuşku duyulamaz. Yolumdan döndüğüme
hala inanalar varsa, onların akıllarına
hayret ederim. Her kesimden sabit fikirlilere
şaşarim. Aslolan her zaman ve her konuda
halkın isteğidir. Sağcıların kıblesi ise hep
Amerika Birlesik Devletleri'dir. Ben de
halkım için varım ve tüm hizmetlerimle
onların bir memuru olmaktan kıvanclıyım.
MESUT YILMAZ;
Benim dürüst parti lideri imajım
herseyden önemlidir. Ben başka liderler gibi
halki kandırmak amacıyla tasarlanmış
oyunlara girmem. Bu benim icin sakınılacak
bir görünümdür. Ekonomiyle ve borsayla
görevim gerektiği kadar ilgiliyim. Halkimla
içli dışlıyım ve bu ilişkilerim sayesinde
toplumda degerli bir yerim var. Sanılmasın ki
yakın çevremi ihya ederim...
__________________
Bebeklerin Ulusu Yok
İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Başlarını tutuşları aynı
Bakarken gözlerinde aynı merak
Ağlarken aynı seslerin tonu
Bebekler çiçeği insanlığımızın
Güllerin en hası, en goncası
Sarışın bir ışık parçası kimi
Kimi kapkara üzüm tanesi
Babalar çıkarmayın onları akıldan
Analar koruyun bebeklerinizi
Susturun susturun söyletmeyin
Savaştan yıkımdan söz ederse biri
Bırakalım sevdayla büyüsünler
Serpilip gelişsinler fidan gibi
Senin benim hiç kimsenin değil
Bütün bir yeryüzünündür onlar
Bütün insanlığın gözbebeği
lk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Bebekler, çiçeği insanlığımızın
Ve geleceğimizin biricik umudu...